Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi

Ayak ve ayak bileği; vücut ağırlığının taşınması, dengenin korunması, yürüme, koşma ve sıçrama gibi hareketlerin gerçekleştirilmesinde görev alan karmaşık bir anatomik yapıdır. Bu bölgedeki kemikler, eklemler, bağlar, tendonlar, kaslar ve sinirler birlikte çalışarak hareketin kontrollü biçimde gerçekleşmesini sağlar.

Ayak veya ayak bileğindeki bir problem yalnızca ağrılı bölgeyi etkilemez. Yürüme biçimi değişebilir; diz, kalça ve bel bölgesine binen yük de farklılaşabilir. Bu nedenle tedavide yalnızca ağrının bulunduğu nokta değil, ayağın yapısı, bacak dizilimi, kas gücü, hareket kapasitesi ve yürüme şekli birlikte değerlendirilmelidir.

Ayak ve ayak bileği cerrahisi; doğuştan veya sonradan gelişen şekil bozuklukları, spor yaralanmaları, bağ ve tendon problemleri, kıkırdak hasarları, kırıklar, sinir sıkışmaları ve ileri eklem kireçlenmelerinin tanı ve tedavisiyle ilgilenir.

Her ayak ve ayak bileği problemi ameliyat gerektirmez. Birçok hastada uygun ayakkabı, tabanlık, egzersiz, fizik tedavi, aktivite düzenlemesi, ilaç veya enjeksiyon gibi ameliyatsız yöntemler öncelikle değerlendirilir. Cerrahi tedavi; şikâyetlerin devam ettiği, yapısal bozukluğun ilerlediği veya yaralanmanın ameliyatsız yöntemlerle iyileşmesinin beklenmediği durumlarda gündeme gelebilir.

Kapak görseli: Hazırlanan “Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi – Op. Dr. Burak Demirkıran” görseli bu bölümün üzerinde kullanılmalıdır.

Ayak ve Ayak Bileğinin Yapısı

Ayak ve ayak bileği, çok sayıda kemiğin ve eklemin birlikte çalıştığı karmaşık bir sistemdir.

Bu yapı genel olarak:

  • Tibia, yani kaval kemiği
  • Fibula
  • Talus
  • Kalkaneus, yani topuk kemiği
  • Tarsal kemikler
  • Metatars kemikleri
  • Parmak kemikleri
  • Ayak bileği bağları
  • Aşil tendonu
  • Ayak tabanı bağ dokusu
  • Ayağı hareket ettiren kas ve tendonlar
  • Sinirler ve damarlar

tarafından oluşturulur.

Ayak bileği eklemi ayağın yukarı ve aşağı hareketine katkı sağlar. Ayak arkasındaki ve ortasındaki eklemler ise zemine uyum, denge ve yük aktarımında görev alır.

Ayak tabanındaki doğal kavisler, vücut ağırlığının dağıtılmasına ve yürüme sırasında oluşan kuvvetlerin emilmesine yardımcı olur.

Ayak ve Ayak Bileği Ağrısı Neden Olur?

Ayak ve ayak bileği ağrısının tek bir nedeni yoktur. Ağrının yeri, başlangıç şekli, aktiviteyle ilişkisi ve eşlik eden belirtiler tanıda önemlidir.

Sık görülen nedenler şunlardır:

  • Ayak bileği burkulması
  • Bağ yaralanmaları
  • Aşil tendinopatisi
  • Aşil tendon kopması
  • Plantar fasiit
  • Halluks valgus
  • Halluks rigidus
  • Düz tabanlık
  • Yüksek kavisli ayak
  • Çekiç parmak
  • Morton nöroması
  • Ayak bileği kıkırdak lezyonu
  • Ayak ve ayak bileği kireçlenmesi
  • Tendon yaralanmaları
  • Stres kırıkları
  • Ayak ve ayak bileği kırıkları
  • Sinir sıkışmaları
  • Enfeksiyonlar
  • Romatizmal hastalıklar
  • Diyabete bağlı ayak problemleri

Ayakkabı seçimi, kas gücü ve kişinin doğal yürüme biçimi mekanik ayak ve ayak bileği ağrılarında etkili olabilir. Uygun ayakkabı, bazı hastalarda ayağın mekanik yapısının desteklenmesine yardımcı olabilir.

Hangi Belirtilerde Ortopedi Muayenesi Gerekir?

Aşağıdaki durumlarda ortopedi ve travmatoloji değerlendirmesi yapılmalıdır:

  • Birkaç gün içerisinde azalmayan ağrı
  • Tekrarlayan ayak bileği burkulması
  • Ayak bileğinde boşalma hissi
  • Üzerine basma güçlüğü
  • Uzun süren şişlik
  • Ayak veya parmaklarda şekil bozukluğu
  • Ayakkabı kullanımında güçlük
  • Sabah ilk adımlarda topuk ağrısı
  • Parmaklarda uyuşma veya yanma
  • Yürürken takılma veya kilitlenme
  • Spor performansında azalma
  • İstirahat ve gece ağrısı
  • Ayağın içe veya dışa doğru basması
  • Parmak ucuna kalkamama
  • Ayakta iyileşmeyen yara

Ağrının uzun süre ağrı kesicilerle baskılanması tanı ve tedavinin gecikmesine neden olabilir.

Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerekir?

Aşağıdaki belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Ayakta veya ayak bileğinde belirgin şekil bozukluğu
  • Açık yara veya açık kırık
  • Yaralanma sonrasında üzerine basamama
  • Ayakta soğukluk, solukluk veya morarma
  • Parmaklarda belirgin his kaybı
  • Hızla artan şişlik
  • Kontrol edilemeyen kanama
  • Ateşle birlikte kızarıklık ve akıntı
  • Ani başlayan şiddetli baldır ağrısı ve şişlik
  • Diyabetli hastada gelişen açık yara
  • Aşil tendon kopması şüphesi

Ayak ve Ayak Bileği Hastalıklarında Tanı

Tanı ayrıntılı bir görüşme ve fizik muayeneyle başlar.

Hastalık Öyküsü

  • Ağrının ne zaman başladığı
  • Travma bulunup bulunmadığı
  • Ağrının yeri
  • Şikâyetin yürümekle artıp artmadığı
  • Sabah veya gece ağrısı
  • Ayakkabı ilişkisi
  • Spor ve çalışma koşulları
  • Önceki burkulma ve kırıklar
  • Daha önce uygulanan tedaviler
  • Diyabet veya romatizmal hastalıklar

sorgulanır.

Fizik Muayene

Muayene yalnızca ağrılı bölgeyle sınırlı olmayabilir.

Aşağıdaki özellikler değerlendirilebilir:

  • Ayakta duruş
  • Yürüme biçimi
  • Ayak tabanı kavisleri
  • Topuk dizilimi
  • Parmak deformiteleri
  • Eklem hareketleri
  • Bağların dengesi
  • Kas ve tendon gücü
  • Duyu ve dolaşım
  • Ayakkabı aşınma şekli
  • Tek ayak üzerinde durma
  • Parmak ucuna yükselme

Her iki ayağın karşılaştırılması önemli bilgiler sağlayabilir.

Görüntüleme Yöntemleri

Röntgen

Kemik yapısı, kırık, kireçlenme, ayak dizilimi ve şekil bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılır.

Halluks valgus, düz tabanlık ve ayak bileği kireçlenmesinde yük vererek çekilen röntgenler gerekebilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme

MR;

  • Bağ yaralanmaları
  • Tendon problemleri
  • Kıkırdak lezyonları
  • Stres kırıkları
  • Kemik ödemi
  • Sinir çevresi yumuşak dokular

hakkında bilgi sağlayabilir.

Bilgisayarlı Tomografi

Kırıklar, kemik kaynaması, eklem yüzeyi, kemiksel deformite ve ameliyat planlamasında kullanılabilir.

Ultrason

Yüzeyel tendonlar, kaslar, bağlar ve bazı sinirler hareket sırasında değerlendirilebilir.

Görüntüleme bulguları tek başına tedavi kararı verdirmez. Hastanın şikâyetleri ve muayene bulgularıyla birlikte yorumlanır.

En Sık Görülen Ayak ve Ayak Bileği Hastalıkları

Ayak ve ayak bileği cerrahisinin ilgilendiği hastalıklar kemikleri, eklemleri, bağları, tendonları ve sinirleri etkileyebilir. Sık karşılaşılan durumlar arasında bağ yaralanmaları, kırıklar, kireçlenme, Aşil tendon hastalıkları, halluks valgus, parmak deformiteleri, düz tabanlık ve spor yaralanmaları bulunur.

Makale içi görsel 1: Halluks valgus, ayak bileği dış yan bağ yaralanması, Aşil tendon kopması ve talus kıkırdak lezyonunu gösteren dört bölümlü anatomik görsel bu bölümün altında kullanılmalıdır.

Ayak Bileği Burkulması

Ayak bileği burkulması, ayak bileği bağlarının normal hareket sınırlarının ötesinde gerilmesi veya yırtılmasıdır.

En sık ayak tabanının içe dönmesi sonucunda dış yan bağlar yaralanır.

Belirtiler:

  • Ayak bileğinin dış tarafında ağrı
  • Şişlik
  • Morarma
  • Üzerine basma güçlüğü
  • Hareket kısıtlılığı
  • Güvensizlik veya boşalma hissi

olabilir.

Burkulmalar hafif bağ gerilmesinden tam bağ kopmasına kadar farklı derecelerde olabilir.

İlk dönemde koruma, yükün düzenlenmesi, kontrollü soğuk uygulama, kompresyon ve yüksekte tutma kullanılabilir.

Her burkulma basit değildir. Bazı burkulmalara:

  • Kırık
  • Talus kıkırdak lezyonu
  • Peroneal tendon yaralanması
  • Sindesmoz yaralanması
  • Kemik ezilmesi
  • Eklem içi serbest cisim

eşlik edebilir.

Kırık ihtiyacını değerlendirmek için muayene bulgularından ve gerektiğinde röntgenden yararlanılır. Ciddi bağ yaralanmaları ile yüksek ayak bileği burkulmaları ortopedik değerlendirme gerektirebilir.

Kronik Ayak Bileği İnstabilitesi

Ayak bileği burkulması sonrasında bağlar ve denge sistemi yeterince iyileşmezse tekrarlayan burkulmalar gelişebilir.

Hasta:

  • Bozuk zeminde güvensizlik
  • Ayak bileğinde boşalma
  • Spor sırasında tekrarlayan burkulma
  • Dış tarafta ağrı
  • Sürekli şişlik

hissedebilir.

Tedavide:

  • Denge egzersizleri
  • Peroneal kas güçlendirme
  • Eklem hareketlerinin düzenlenmesi
  • Ayak bilekliği
  • Spora özgü rehabilitasyon

kullanılabilir.

Uygun rehabilitasyona rağmen instabilitenin devam ettiği hastalarda bağ onarımı veya bağ rekonstrüksiyonu değerlendirilebilir.

Yüksek Ayak Bileği Burkulması

Ayak bileğinin üzerindeki tibia ve fibula kemiklerini bir arada tutan sindesmoz bağlarının yaralanmasına yüksek ayak bileği burkulması denir.

Bu yaralanmalar sıradan dış yan bağ burkulmalarına göre daha uzun sürede iyileşebilir.

Kemikler arasında ayrışma veya belirgin dengesizlik bulunuyorsa cerrahi sabitleme gerekebilir.

Aşil Tendinopatisi

Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan güçlü bir tendondur. Yürüme, koşma, sıçrama ve parmak ucuna yükselme sırasında görev alır.

Tendonun tekrarlayan veya kapasitesinin üzerinde yüklenmesine bağlı olarak Aşil tendinopatisi gelişebilir.

Risk faktörleri:

  • Koşu mesafesinin hızlı artırılması
  • Ani antrenman değişikliği
  • Sert zemin
  • Uygun olmayan ayakkabı
  • Baldır kaslarında gerginlik
  • Fazla kilo
  • Yetersiz dinlenme
  • Bazı ilaçlar
  • Ayak dizilim sorunları

olabilir.

Belirtiler:

  • Aşil tendonunda ağrı
  • Sabah sertliği
  • Koşarken veya yürürken ağrı
  • Tendonda kalınlaşma
  • Merdiven inerken zorlanma
  • Parmak ucuna kalkarken ağrı

şeklinde görülebilir.

Aşil tendinopatisi yürüme ve koşma sırasında arka ayak bileği ağrısına neden olabilir; ani kızarıklık ve şişlik tendon yırtığı açısından değerlendirilmelidir.

Tedavide kontrollü yükleme, baldır kaslarının güçlendirilmesi, aktivite düzenlemesi ve uygun rehabilitasyon kullanılabilir.

Aşil Tendon Kopması

Aşil tendon kopması sıklıkla ani hızlanma, sıçrama veya yön değiştirme sırasında oluşur.

Hasta:

  • Arkasından tekme yemiş gibi hissetme
  • Kopma sesi
  • Ani ağrı
  • Yürürken güçlük
  • Parmak ucuna kalkamama
  • Tendon üzerinde boşluk hissi

tarif edebilir.

Aşil tendon kopması ameliyatlı veya ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebilir.

Karar verilirken:

  • Hastanın yaşı
  • Aktivite seviyesi
  • Spor beklentisi
  • Yırtığın yeri
  • Tendon uçlarının durumu
  • Ek hastalıklar
  • Cerrahi riskler
  • Rehabilitasyona uyum

değerlendirilir.

Ameliyatsız tedavide ayağı belirli pozisyonda tutan fonksiyonel bot ve aşamalı rehabilitasyon kullanılabilir.

Cerrahi tedavide kopan tendon uçları onarılır. Her iki yöntemde de rehabilitasyon tedavinin önemli bir parçasıdır.

Plantar Fasiit ve Topuk Ağrısı

Plantar fasya ayak tabanında bulunan, topuktan parmaklara doğru uzanan güçlü bir bağ dokusudur.

Plantar fasiitte ağrı çoğunlukla:

  • Topuğun iç-alt bölümünde
  • Sabah ilk adımlarda
  • Uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkınca
  • Uzun yürüyüş ve ayakta kalma sonrasında

hissedilir.

Topuk dikeni röntgende görülen kemiksel bir çıkıntıdır. Ağrının tek nedeni her zaman topuk dikeni değildir.

Tedavide:

  • Aktivite düzenlemesi
  • Baldır ve plantar fasya germe egzersizleri
  • Uygun ayakkabı
  • Topuk desteği veya tabanlık
  • Kilo kontrolü
  • Fizik tedavi
  • Gece ateli
  • Uygun hastalarda şok dalga tedavisi
  • Seçilmiş enjeksiyonlar

değerlendirilebilir.

Plantar fasiitin büyük bölümü ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebilir. Cerrahi nadiren ve uzun süreli tedavilere yanıt vermeyen seçilmiş hastalarda gündeme gelir.

Halluks Valgus

Halluks valgus, başparmağın diğer parmaklara doğru yönelmesi ve birinci tarak kemiğinin iç tarafında kemiksel çıkıntı oluşmasıdır.

Halk arasında bunyon olarak da bilinir.

Belirtileri:

  • Başparmak kökünde çıkıntı
  • Ayakkabı baskısıyla ağrı
  • Kızarıklık
  • Nasır
  • Başparmak hareketinde kısıtlılık
  • Diğer parmaklarda sıkışma
  • Ayakkabı bulma güçlüğü

olabilir.

Halluks valgusun oluşumunda:

  • Genetik yatkınlık
  • Ayak yapısı
  • Bağ gevşekliği
  • Düz tabanlık
  • Dar ve sivri uçlu ayakkabı
  • Romatizmal hastalıklar

rol oynayabilir.

Geniş burunlu ayakkabı, silikon destekler ve tabanlık şikâyetleri azaltabilir; ancak mevcut kemiksel deformiteyi kalıcı olarak düzeltmez.

Cerrahi tedavi yalnızca görüntü nedeniyle değil, ağrı ve fonksiyon kaybı nedeniyle değerlendirilmelidir.

Ameliyat tekniği deformitenin derecesine, eklem kireçlenmesine ve ayağın genel yapısına göre belirlenir. Sadece çıkıntının tıraşlanması çoğu deformitede yeterli olmayabilir.

Halluks Rigidus

Halluks rigidus, başparmak kök ekleminde gelişen kireçlenme ve hareket kısıtlılığıdır.

Belirtileri:

  • Başparmak kökünde ağrı
  • Parmağı yukarı bükmede kısıtlılık
  • Ayakkabı baskısı
  • Eklem üzerinde kemik çıkıntısı
  • Yürürken ayağın dışına basma

olabilir.

Erken evrelerde sert tabanlı veya rocker tabanlı ayakkabı, aktivite düzenlemesi ve ilaç tedavisi kullanılabilir.

Cerrahi seçenekler:

  • Kemik çıkıntılarının temizlenmesi
  • Eklem koruyucu işlemler
  • Eklem dondurma
  • Seçilmiş hastalarda protez veya implant uygulamaları

olabilir.

Düz Tabanlık

Düz tabanlık, ayağın iç kavisinin azalması veya kaybolmasıdır.

Her düz tabanlık hastalık değildir. Ağrısı ve fonksiyon problemi bulunmayan esnek düz tabanlık tedavi gerektirmeyebilir.

Erişkin dönemde sonradan gelişen düz tabanlıkta tibialis posterior tendonu, bağlar ve ayak eklemleri etkilenebilir.

Belirtiler:

  • Ayağın iç tarafında ağrı
  • Ayak bileği iç kısmında şişlik
  • Uzun süre ayakta kalamama
  • Topuğun dışa yönelmesi
  • Parmak ucuna kalkma güçlüğü
  • Ayakkabının iç tarafında aşınma

olabilir.

Tedavide:

  • Uygun ayakkabı
  • Tabanlık
  • Kas ve tendon güçlendirme
  • Baldır germe
  • Kilo kontrolü
  • Ayak bileği desteği

kullanılabilir.

İleri ve sert deformitelerde tendon transferleri, kemik düzeltme ameliyatları veya eklem dondurma işlemleri değerlendirilebilir.

Yüksek Kavisli Ayak

Ayağın iç kavisinin normalden yüksek olmasına pes kavus adı verilir.

Bu hastalarda:

  • Ayağın dış tarafına aşırı yük
  • Tekrarlayan burkulma
  • Parmak deformiteleri
  • Ayak tabanında nasır
  • Metatars ağrısı
  • Ayakkabı kullanımında güçlük

görülebilir.

Bazı yüksek kavisli ayaklar nörolojik hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu nedenle yalnızca ayağın şekli değil, kas gücü ve sinir sistemi de değerlendirilmelidir.

Çekiç Parmak ve Parmak Deformiteleri

Parmak eklemlerinin bükülü pozisyonda kalmasına çekiç parmak veya pençe parmak adı verilebilir.

Belirtileri:

  • Ayakkabı içinde sıkışma
  • Parmak üzerinde nasır
  • Ağrı
  • Parmak ucunda baskı
  • Açık yara
  • Parmak hareketlerinde kısıtlılık

olabilir.

Erken dönemde geniş ayakkabı, silikon destek ve germe egzersizleri kullanılabilir. Sabit ve ağrılı deformitelerde cerrahi düzeltme değerlendirilebilir.

Morton Nöroması

Morton nöroması, ayak parmaklarına giden sinirlerden birinin çevresindeki dokunun kalınlaşması ve sıkışmasıdır.

Sıklıkla üçüncü ve dördüncü parmaklar arasında görülür.

Belirtileri:

  • Ayak önünde yanma
  • Parmaklara yayılan elektriklenme
  • Ayakkabı içinde taş varmış hissi
  • Uyuşma
  • Dar ayakkabıyla artan ağrı

olabilir.

Tedavide geniş ayakkabı, metatars desteği, aktivite düzenlemesi ve uygun hastalarda enjeksiyon kullanılabilir. Şikâyetlerin devam ettiği hastalarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

Peroneal Tendon Yaralanmaları

Peroneal tendonlar ayak bileğinin dış tarafında yer alır ve ayağın dengesine katkı sağlar.

Tekrarlayan burkulmalar, ani zorlanma veya ayak yapısı tendonlarda hasara yol açabilir.

Belirtiler:

  • Dış ayak bileğinde ağrı
  • Tendon üzerinde şişlik
  • Ayak bileğinde boşalma
  • Hareket sırasında tendon atlaması

olabilir.

Tedavi, tendon hasarının türüne ve ayak bileği stabilitesine göre planlanır.

Tibialis Posterior Tendon Yetmezliği

Tibialis posterior tendonu ayağın iç kavsinin korunmasında önemli görev taşır.

Tendonun zayıflaması veya yırtılması erişkin dönemde ilerleyici düz tabanlığa neden olabilir.

Erken dönemde ortez, uygun ayakkabı ve rehabilitasyon kullanılabilir. İleri deformitelerde tendon ve kemik düzeltme ameliyatları gerekebilir.

Ayak Bileği Kıkırdak Lezyonları

Ayak bileği burkulması veya travma sonrasında talus kemiğinin eklem kıkırdağı ve altındaki kemik hasar görebilir.

Kıkırdakla birlikte altındaki kemiğin etkilendiği hasarlar osteokondral lezyon olarak adlandırılır.

Belirtileri:

  • Geçmeyen derin ayak bileği ağrısı
  • Şişlik
  • Takılma
  • Kilitlenme
  • Spor sırasında güvensizlik
  • Burkulma sonrası iyileşmeme

olabilir.

Tedavi seçenekleri:

  • Aktivite düzenlemesi
  • Yük vermenin sınırlandırılması
  • Fizik tedavi
  • Ayak bileği artroskopisi
  • Mikrokırık veya kemik iliği uyarımı
  • Osteokondral greft
  • Kıkırdak onarım yöntemleri

olabilir.

Tedavi lezyonun büyüklüğü, yeri, kemik kisti ve hastanın aktivite beklentisine göre belirlenir.

Ayak Bileği Kireçlenmesi

Ayak bileği kireçlenmesi diz ve kalçaya kıyasla daha sık travma sonrasında gelişir.

Geçirilmiş kırıklar, tekrarlayan burkulmalar ve eklem dizilim bozuklukları yıllar içerisinde kıkırdak kaybına neden olabilir.

Belirtileri:

  • Yürümekle artan ağrı
  • Şişlik
  • Hareket kısıtlılığı
  • Ayak bileğinde şekil bozukluğu
  • İstirahat ağrısı
  • Yürüme mesafesinde azalma

olabilir.

Ameliyatsız tedavide:

  • Aktivite düzenlemesi
  • Kilo kontrolü
  • Uygun ayakkabı
  • Ayak bilekliği
  • Fizik tedavi
  • İlaçlar
  • Uygun enjeksiyonlar

kullanılabilir.

İleri hastalıkta ayak bileği dondurma veya ayak bileği protezi değerlendirilebilir.

Ayak Bileği Protezi

Total ayak bileği protezinde hasarlı tibia ve talus eklem yüzeyleri yapay bileşenlerle değiştirilir.

Amaç ağrıyı azaltırken belirli ölçüde ayak bileği hareketini korumaktır.

Her hasta ayak bileği protezi için uygun değildir. Hasta seçiminde:

  • Yaş
  • Aktivite düzeyi
  • Kemik kalitesi
  • Ayak bileği dizilimi
  • Bağ dengesi
  • Dolaşım
  • Sinir fonksiyonları
  • Enfeksiyon geçmişi
  • Sigara kullanımı

değerlendirilir.

Son evre ayak bileği kireçlenmesinde hem ayak bileği protezi hem de eklem dondurma tedavi seçenekleri arasındadır; protezde doğru hasta seçimi önem taşır.

Ayak Bileği Dondurma Ameliyatı

Artrodez olarak da adlandırılan eklem dondurma ameliyatında hasarlı eklem yüzeyleri hazırlanır ve kemiklerin kaynaması sağlanır.

Amaç ağrılı ve bozulmuş eklemin hareketini ortadan kaldırarak ağrıyı azaltmaktır.

Ayak bileği hareketi kaybolsa da ayağın diğer eklemleri belirli ölçüde hareket sağlamaya devam edebilir.

Ayak bileği protezi ile dondurma arasındaki seçim kişiye özel yapılmalıdır.

Ayak ve Ayak Bileği Kırıkları

Ayak ve ayak bileği kırıkları:

  • Burkulma
  • Düşme
  • Spor yaralanması
  • Trafik kazası
  • Yüksekten düşme
  • Ezilme

sonucunda oluşabilir.

Tedavi seçiminde:

  • Kırığın yeri
  • Yer değiştirme miktarı
  • Eklem yüzeyinin etkilenmesi
  • Bağ yaralanması
  • Cilt ve yumuşak doku durumu
  • Hastanın yaşı
  • Kemik kalitesi

değerlendirilir.

Stabil kırıklar alçı veya botla tedavi edilebilir. Yer değiştirmiş, eklem yüzeyini bozan veya dengesizlik oluşturan kırıklarda cerrahi sabitleme gerekebilir.

Stres Kırıkları

Stres kırıkları kemiğe tekrarlayan yük binmesi sonucunda oluşan küçük kemik hasarlarıdır.

Risk faktörleri:

  • Koşu mesafesinin hızlı artırılması
  • Sert zemin
  • Uygun olmayan ayakkabı
  • Yetersiz beslenme
  • D vitamini eksikliği
  • Kemik yoğunluğu düşüklüğü
  • Adet düzensizliği
  • Yetersiz dinlenme

olabilir.

Erken dönemde röntgen normal olabilir. Klinik şüphe varsa MR gerekebilir.

Bazı stres kırıkları düşük riskli iken bazıları kaynamama riski nedeniyle daha yakından takip veya cerrahi tedavi gerektirir.

Diyabetik Ayak Problemleri

Diyabet ayaktaki sinirleri ve dolaşımı etkileyebilir.

Hasta yarayı veya ayakkabı baskısını fark etmeyebilir. Küçük bir yara zamanla enfeksiyona dönüşebilir.

Diyabetli hastaların:

  • Ayaklarını günlük kontrol etmesi
  • Çıplak ayakla yürümemesi
  • Uygun ayakkabı kullanması
  • Nasırları kendisinin kesmemesi
  • Yara geliştiğinde gecikmeden başvurması
  • Kan şekerini kontrol altında tutması

önemlidir.

Kızarıklık, şişlik, akıntı, kötü koku veya ateş acil değerlendirme gerektirebilir.

Sinir Sıkışmaları

Ayak ve ayak bileği bölgesinde sinirler farklı noktalarda sıkışabilir.

Tarsal tünel sendromunda ayak bileğinin iç tarafındaki tibial sinir etkilenebilir.

Belirtileri:

  • Ayak tabanında yanma
  • Elektriklenme
  • Uyuşma
  • Gece artan şikâyetler
  • Uzun yürüyüşte ağrı

olabilir.

Şikâyetlerin bel, damar hastalığı veya diyabete bağlı sinir hasarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı değerlendirilmelidir.

Ayak ve Ayak Bileği Hastalıklarında Ameliyatsız Tedavi

Birçok ayak ve ayak bileği problemi ameliyatsız yöntemlerle kontrol altına alınabilir.

Tedavi seçenekleri:

  • Aktivite düzenlemesi
  • Uygun ayakkabı
  • Kişiye uygun tabanlık
  • Ayak bilekliği
  • Fonksiyonel bot
  • Alçı
  • Fizik tedavi
  • Kas güçlendirme
  • Denge çalışmaları
  • Baldır germe
  • Kilo kontrolü
  • Hekim kontrolünde ilaç tedavisi
  • Uygun hastalarda enjeksiyon
  • Şok dalga tedavisi

olabilir.

Tabanlık ve ayakkabı düzenlemesi mevcut kemiksel deformiteyi her zaman düzeltmez. Amaç ayağı desteklemek, basıncı dağıtmak ve şikâyetleri azaltmaktır.

Ayakkabı Seçimi Nasıl Olmalıdır?

Ayakkabı seçimi hastalığa göre değişebilir.

Genel olarak ayakkabının:

  • Ayağa uygun uzunlukta olması
  • Parmaklara yeterli alan sağlaması
  • Topuğu kavraması
  • Tabanının dengeli olması
  • Ayağı sıkıştırmaması
  • Aktiviteye uygun olması

önemlidir.

Her yumuşak ayakkabı iyi destek sağlamaz. Çok sert ayakkabı da hassas bölgelerde baskıya yol açabilir.

Ayakkabı önerisi halluks valgus, düz tabanlık, halluks rigidus, diyabet ve spor yaralanmalarında farklı olabilir.

Tabanlık Her Hastaya Gerekir mi?

Hayır. Tabanlık ihtiyacı hastanın ayak yapısı, şikâyeti ve yürüme analiziyle belirlenmelidir.

Tabanlık:

  • Ayağın yük dağılımını değiştirebilir.
  • Hassas bölgedeki basıncı azaltabilir.
  • Ayak kavsini destekleyebilir.
  • Ayakkabı içerisinde hareket kontrolüne yardımcı olabilir.

Ancak her düz tabanlıkta tabanlık gerekli olmadığı gibi hazır tabanlıklar her hastaya uygun olmayabilir.

Enjeksiyon Tedavileri

Ayak ve ayak bileği hastalıklarında:

  • Kortikosteroid
  • Hyalüronik asit
  • Trombositten zengin plazma
  • Lokal anestezik

içeren enjeksiyonlar belirli durumlarda değerlendirilebilir.

Enjeksiyonun uygulanacağı doku ve doğru tanı önemlidir. Tendon içine kontrolsüz kortizon uygulanması tendon hasarı riskini artırabilir.

Enjeksiyonlar tek başına bütün yapısal problemleri düzelten kesin bir tedavi değildir.

Ayak ve Ayak Bileği Artroskopisi

Artroskopi, küçük kesilerden kamera ve cerrahi aletlerle ekleme girilerek uygulanan kapalı cerrahi yöntemdir.

Ayak bileği artroskopisi:

  • Kıkırdak lezyonları
  • Eklem içi serbest cisimler
  • Kemik ve yumuşak doku sıkışmaları
  • Sinovit
  • Bazı kırıkların değerlendirilmesi
  • Eklem içi hasarların temizlenmesi

için kullanılabilir.

Kesilerin küçük olması yapılan işlemin küçük veya iyileşmenin her zaman hızlı olduğu anlamına gelmez.

Ayak ve Ayak Bileği Ameliyatına Nasıl Karar Verilir?

Cerrahi karar verilirken:

  • Ağrının şiddeti
  • Şikâyetin süresi
  • Günlük yaşamın etkilenmesi
  • Deformitenin derecesi
  • Eklem kireçlenmesi
  • Bağ ve tendonların durumu
  • Ameliyatsız tedavilere yanıt
  • Hastanın yaşı
  • Aktivite beklentisi
  • Diyabet ve dolaşım problemleri
  • Sigara kullanımı
  • Rehabilitasyona uyum

değerlendirilir.

Röntgende deformite görülmesi tek başına ameliyat nedeni değildir. Hastanın şikâyeti ve işlev kaybı önemlidir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Ayak ve ayak bileği ameliyatlarından önce:

  • Kan testleri
  • Anestezi değerlendirmesi
  • Röntgenler
  • Gerekirse MR veya tomografi
  • Dolaşım değerlendirmesi
  • Cilt ve enfeksiyon kontrolü
  • Diyabet kontrolü
  • Kullanılan ilaçların değerlendirilmesi

yapılabilir.

Sigaranın bırakılması özellikle kemik ve tendon iyileşmesi açısından önemlidir.

Hastanın ameliyattan sonra bir süre ayağının üzerine basamayabileceği düşünülerek ev ortamı ve yardımcı cihazlar önceden hazırlanmalıdır.

Ayak ve Ayak Bileği Ameliyatlarından Sonra İyileşme

İyileşme süresi yapılan işleme göre değişir.

Basit yumuşak doku işlemleriyle kemik düzeltme, tendon rekonstrüksiyonu veya eklem dondurma ameliyatlarının iyileşme süreçleri aynı değildir.

Ameliyat sonrasında:

  • Alçı veya bot kullanılabilir.
  • Ayağın üzerine yük vermek sınırlandırılabilir.
  • Koltuk değneği veya yürüteç gerekebilir.
  • Ayağın yüksekte tutulması istenebilir.
  • Yara bakımı yapılır.
  • Uygun zamanda hareket egzersizleri başlanır.
  • Kas gücü ve denge yeniden geliştirilir.

Hastanın ağrısının azalması, kemiğin veya tendonun tamamen iyileştiği anlamına gelmez.

Ameliyattan Sonra Ayağın Üzerine Ne Zaman Basılır?

Yük verme zamanı yapılan ameliyata göre belirlenir.

  • Bazı işlemlerden sonra erken yük verilebilir.
  • Kemik kesisi yapılan ameliyatlarda yük sınırlanabilir.
  • Tendon onarımında bot gerekebilir.
  • Eklem dondurmada kemik kaynaması beklenebilir.
  • Kırık ameliyatlarında kırığın yapısına göre karar verilir.

Hasta doktorun belirlediği süreden önce ayağının üzerine tam yük vermemelidir.

Rehabilitasyon Süreci

Rehabilitasyonun amaçları:

  • Şişliği azaltmak
  • Eklem hareketlerini geliştirmek
  • Kas gücünü geri kazanmak
  • Dengeyi düzeltmek
  • Normal yürümeyi yeniden öğretmek
  • Tekrarlayan burkulmaları önlemek
  • İşe ve spora dönüşü sağlamaktır.

Program kişiye ve yapılan ameliyata göre hazırlanmalıdır.

Makale içi görsel 2: Ayak bileği ağrısı, ortopedik muayene ve görüntüleme, kontrollü rehabilitasyon ve rahat yürüyüşe dönüş aşamalarını gösteren görsel bu bölümün altında kullanılmalıdır.

İşe ve Spora Dönüş

İşe dönüş süresi:

  • Masa başı veya ayakta çalışma
  • Günlük yürüme miktarı
  • Merdiven kullanımı
  • Yapılan ameliyat
  • Yük verme durumu
  • Şişlik ve ağrı

gibi faktörlere göre değişir.

Spora dönüşte yalnızca zaman dikkate alınmamalıdır.

Aşağıdaki kriterler değerlendirilebilir:

  • Ağrının kontrol altında olması
  • Şişliğin azalması
  • Hareket açıklığı
  • Kas gücü
  • Tek ayak üzerinde denge
  • Sıçrama ve iniş kontrolü
  • Koşu kapasitesi
  • Spora özgü hareketler
  • Yeniden yaralanma korkusu

Cerrahi Tedavinin Riskleri

Her cerrahi işlemde olduğu gibi ayak ve ayak bileği ameliyatlarında da riskler bulunur:

  • Enfeksiyon
  • Kanama
  • Yara iyileşmesi problemi
  • Sinir hasarı
  • Uyuşma
  • Damar yaralanması
  • Kan pıhtısı
  • Kemik kaynamaması
  • Gecikmiş kaynama
  • Plak veya vidaların rahatsızlık vermesi
  • Şekil bozukluğunun tekrarlaması
  • Eklem sertliği
  • Devam eden ağrı
  • Kompleks bölgesel ağrı sendromu
  • Tekrar ameliyat ihtiyacı
  • Anesteziye bağlı komplikasyonlar

Risk düzeyi hastanın genel sağlık durumuna, sigara kullanımına, dolaşımına, diyabet kontrolüne ve uygulanan cerrahiye göre değişir.

Ameliyat Sonrası Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?

Aşağıdaki belirtilerde sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmelidir:

  • Yüksek ateş
  • Yara yerinden akıntı
  • Giderek artan kızarıklık
  • Kötü koku
  • Ağrı kesiciye rağmen artan ağrı
  • Alçı veya bot içerisinde aşırı basınç
  • Parmaklarda morarma veya solukluk
  • Ayakta soğukluk
  • Yeni başlayan uyuşma
  • Baldırda ağrı ve şişlik
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Düşme sonrasında yeniden şekil bozukluğu

Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı ve dolaşım bozukluğu belirtileri acil değerlendirme gerektirebilir.

Sık Sorulan Sorular

Ayak bileği burkulmasında mutlaka röntgen gerekir mi?

Her burkulmada röntgen gerekli değildir. Kemik hassasiyeti, üzerine basamama ve yaralanma mekanizmasına göre röntgen istenebilir.

Burkulan ayak bileğine hemen basılır mı?

Yaralanmanın derecesine ve kırık bulunup bulunmamasına göre değişir. Şiddetli ağrı varsa üzerine zorla basılmamalıdır.

Ayak bileği bağ yırtığı ameliyatsız iyileşir mi?

Birçok dış yan bağ yaralanması uygun koruma ve rehabilitasyonla ameliyatsız tedavi edilebilir. Kronik instabilite gelişen hastalarda cerrahi değerlendirilebilir.

Aşil tendonu kopması mutlaka ameliyat edilir mi?

Hayır. Uygun hastalarda fonksiyonel bot ve rehabilitasyonla ameliyatsız tedavi uygulanabilir.

Halluks valgus ameliyatsız düzelir mi?

Ayakkabı ve destekler ağrıyı azaltabilir; ancak kemiksel deformiteyi kalıcı olarak düzeltmez.

Halluks valgus ameliyatından sonra tekrarlar mı?

Uygun olmayan teknik, ileri deformite, bağ gevşekliği ve hastaya bağlı faktörler nedeniyle tekrarlama olabilir. Teknik deformiteye göre seçilmelidir.

Düz tabanlık ameliyat gerektirir mi?

Ağrısız ve esnek düz tabanlık çoğunlukla ameliyat gerektirmez. Ağrı, tendon yetmezliği veya ilerleyici deformite varsa tedavi planlanır.

Topuk dikeni ağrının tek nedeni midir?

Hayır. Röntgende topuk dikeni görülse bile ağrı plantar fasya veya çevre dokulardan kaynaklanabilir.

Tabanlık ayağı tamamen düzeltir mi?

Tabanlık ayağı destekleyebilir ve yük dağılımını değiştirebilir; ancak çoğu kemiksel deformiteyi kalıcı olarak düzeltmez.

Ayak bileği kıkırdak hasarı kendiliğinden iyileşir mi?

Kıkırdağın iyileşme kapasitesi sınırlıdır. Küçük ve stabil lezyonlar ameliyatsız takip edilebilirken bazı lezyonlarda cerrahi gerekebilir.

Ayak bileği protezi mi, dondurma mı daha iyidir?

Herkes için tek bir doğru seçenek yoktur. Yaş, aktivite, kemik kalitesi, deformite ve komşu eklemler değerlendirilmelidir.

Ayak ameliyatından sonra ne zaman yürünür?

Yapılan işleme göre değişir. Bazı ameliyatlarda erken yük verilirken bazı hastalarda kemik iyileşmesi beklenir.

Ayak ameliyatından sonra şişlik normal midir?

Ayak ve ayak bileği ameliyatlarından sonra şişlik bir süre devam edebilir. Ancak giderek artan, kızarıklık veya şiddetli ağrıyla birlikte olan şişlik değerlendirilmelidir.

Ayak ve ayak bileği ağrısı belden kaynaklanabilir mi?

Evet. Bel fıtığı, sinir hastalıkları ve damar problemleri ayak bölgesinde ağrı veya uyuşmaya neden olabilir.

Ayakkabı numarasının değişmesi hastalık belirtisi midir?

Ayak kavsinin çökmesi, halluks valgus ve ödem ayakkabı numarası veya genişlik ihtiyacını değiştirebilir. Yeni gelişen değişiklikler değerlendirilmelidir.

Sonuç

Ayak ve ayak bileği hastalıkları; kemikleri, eklemleri, tendonları, bağları, kasları ve sinirleri etkileyebilir. Aynı bölgede hissedilen ağrının farklı nedenleri olabileceği için doğru tanı önemlidir.

Başarılı bir tedavi süreci:

  • Şikâyetin kaynağının belirlenmesi
  • Ayak yapısı ve yürümenin değerlendirilmesi
  • Uygun görüntüleme yönteminin seçilmesi
  • Öncelikle gerekli ameliyatsız tedavilerin uygulanması
  • Cerrahi gerekiyorsa hastaya uygun tekniğin belirlenmesi
  • Ameliyat sonrası yük verme kurallarına uyulması
  • Kişiye özel rehabilitasyon
  • İşe ve spora kontrollü dönüş

aşamalarının birlikte yürütülmesini gerektirir.

Ayak veya ayak bileğinde devam eden ağrı, tekrarlayan burkulma, şekil bozukluğu, şişlik ya da yürüme güçlüğü bulunuyorsa ortopedi ve travmatoloji değerlendirmesi yapılmalıdır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı, tedavi veya kişiye özel tıbbi öneri yerine geçmez.